20 Aralık 2007 Perşembe

ONUN YAŞAMINI ÇALDILAR


İşkence mağduru Hüseyin Özlütaş, 23 yıl öncesinin izlerini hâlâ taşıyor, cuntacılardan hesap sorulmasını istiyor

Üzerinde yaklaşık 50 işkence metodu denenen Hüseyin Özlütaş felç oldu. Baston yardımıyla yürüyen, refakatçisi olmadan dışarı çıkamayan, konuşmakta güçlük çeken Özlütaş yaşam mücadelesinden hiç vazgeçmedi. Hüseyin Özlütaş, gözaltını ve işkenceyi anlattığı ''Felç'' ve cezaevi koşullarıyla dışardaki yaşamının bir bölümünü aktardığı ''Onca İşkenceden Sonra'' isimli iki kitap yazdı.

ALPER TURGUT

Maden Mühendisi Hüseyin Özlütaş bugün 58 yaşında ve hâlâ 23 yıl önce gördüğü ağır işkencenin izlerini taşıyor. Tarih 22 Nisan 1981... Ertesi gün ''Çocuk Bayramı'' ydı ve Özlütaş'ın oğlu da kutlamalara katılacaktı. Özlütaş ailesi, askeri darbenin yeni kurbanlar aradığından habersiz, büyük bir coşkuyla erkenden yattılar, baskına uykuda yakalandılar. Sevdiklerinin kollarından kopartılan evin babası Hüseyin Özlütaş, bir mevsim boyunca gözaltında kaldı. İşkence tezgâhlarında felç olan Özlütaş, başına gelenler karşısında asla pes etmedi. Yaşama daha bir sıkı bağlandı, bir çocuğu daha oldu, mücadelesini sürdürdü, kitaplar yazdı. Özlütaş'ın işkence mağduru olarak tek bir isteği var: Cuntacılardan hesap sorulması...

12 Eylül karanlığıyla tanıştığında bir holdingde maden mühendisi olarak çalışıyordu Hüseyin Özlütaş, evli ve bir çocuk babasıydı. Gayrettepe'deki polis merkezinde 90 gün tutuldu. Ağır işkence gördü Hüseyin Özlütaş, kaba dayak, falaka, filistinaskısı, sonra elektrik... Üzerinde yaklaşık 50 işkence metodu denendi, felç kaldı: ''Günlerce kan işedim. Ağzımdan ve kulağımdan kan geldi. Üzerime kaynar su dökülerek haşlandım. Tam üç kez öldü diye bıraktılar. Doktorlara göre işkence sonucu boyunda bir daralma olmuş. Sağ kolum ondan sonra tutmadı.''

Gayrettepe'den sonraki durak Selimiye Kışlası'sıydı. Kışlanın ''at ahırları'' nda geçen 15 günün ardından 20 ay da Sultanahmet Cezaevi'nde yattı. Sıkıyönetim Mahkemesi'nde TDKP üyesi olduğu gerekçesiyle yargılanan Özlütaş'ın suçsuz olduğuna karar verildi.

Mücadeleye devam
Cezaevinden çıktıktan sonra işkencenin yaralarını sarmak için yurtdışına gitti. Kalma izni verilmesine ve yüksek maaş önerilmesine karşın mücadele etmek için Türkiye'ye döndü. Yaşamaktan vazgeçmedi, bir çocuğu daha oldu. Kendi söylemiyle ''Gönüllü sürgünlüğüne'' evinde devam etti. Gözaltını ve işkenceyi anlattığı ''Felç'' adlı kitabından sonra cezaevi koşullarıyla dışardaki yaşamının bir bölümünü aktardığı ''Onca İşkenceden Sonra'' isimli kitabı Evrensel Basım Yayım'dan çıktı. Baston yardımıyla yüreyen, refakatçisi olmadan dışarı çıkamayan, konuşmakta güçlük çeken Özlütaş bugün 58 yaşında... ''12 Eylül toplumsal bir tahribat yaptı, kapanmaz derin yaralar açtı'' diye konuşuyor Özlütaş ve ekliyor: ''O gün doğanlar bugün 24 yaşında. Hükümetler geldi geçti.. hiç kimse hesap soramadı. Cuntanın yasaları hep geçerli oldu. Toplum ise 12 Eylül'ü hiç unutamadı. Dilerim ki halkımız Şili halkını örnek alır da cuntadan hesap sorar.''

Sosyalist devrim isteğine ve özgürlük mücadelesine hâlâ sıkı sıkıya bağlı olan işkence mağduru Hüseyin Özlütaş şunları söylüyor: ''Yaşam avanta bir şey değildir. Yaşam uğruna çaba gerekli, bedel ödemek ve bedel ödemeyi göze almak gerekli. Fransız devrimini düşünün, Paris komünarlarını düşünün.. üzerinden o kadar yıl geçtiği halde, insanlık onların yarattığı değerlerden yararlanmayı sürdürüyor.''

Köşe yazarlığı da yaptı

Hüseyin Özlütaş, 1946 yılında Tunceli'nin Mazgirt ilçesine bağlı Muhundu-Fakirler köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve liseyi Şeker Fabrikası'ndan aldığı bursla Elazığ'da okudu. Yüksek öğrenimini İstanbul'da yaparak 1969 yılında maden mühendisi oldu. 1973-1978 yılları arasında TMMOB Maden Mühendisleri Odası'nın temsilciliğini üstlenen, İstanbul Şubesi'nin açılışında katkısı bulunan Özlütaş, birkaç arkadaşıyla birlikte TMMOB İstanbul Koordinasyon Kurulu'nu kurdu. Mühendis gazetesi ''Ölçü'', ilk onun döneminde çıktı. Bir dönem günlük bir gazetede köşe yazarlığı yaptı ve köşesine, Ölçü adını verdi. Özlütaş ayrıca Kartal İşçiler Derneği'ni (K.İ.D) kurarak, yaklaşık iki yıl başkanlığında bulundu.

Cumhuriyet / 15 Eylül 2004

Hiç yorum yok: