halkın hukuk bürosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
halkın hukuk bürosu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Eylül 2009 Pazar
Özgürlük Mücadelesi ve Hukuk
Gönderen
Alper TURGUT
zaman:
11:10
0
yorum
Etiketler: anti terör yasaları, fuat erdoğan, halkın hukuk bürosu, hapishaneler ve tecrit, kara listeler, özgürlük mücadelesi ve hukuk
13 Ağustos 2009 Perşembe
Sergi ve kitap suç delili sayıldı
Sıvas’ta 15 ay önce ABD, AB ve AKP karşıtı protestolara katılan ve “Ortak düşman Amerika’dır” başlıklı karikatür sergisi açmaya hazırlandıkları sırada gözaltına alınan 13 üniversite öğrencisi hakkında “yasadışı örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla dava açıldı. Cezmi Ersöz’ün “Suçtur Umutsuzluğa Kapılmak”, Nihat Behram’ın “Darağacında Üç Fidan”, Montaigne’in “Denemeler”i suç delili sayıldı.
Geçen yıl AKP, ABD ve AB karşıtı eylemlere katılan ‘Sıvas Gençlik Derneği Girişimi’ üyesi gençler için yıllarca hapis cezası istenecek
Kitap okudular, örgüt üyesi oldular
ALPER TURGUT
SIVAS - Cumhuriyet Üniversitesi’nde okuyan “Sıvas Gençlik Derneği Girişimi” üyesi öğrenciler, 15 ay önce ABD, Avrupa Birliği ve AKP karşıtı protestolara katılmışlar ve bir karikatür sergisi açmaya hazırlandıkları sırada gözaltına alınmışlardı. Mahkemeye çıkartılan öğrencilerden beşi tutuklanmış ve bir yılı aşkın süre dosyaları “gizli” kalmıştı. Sonunda iddianameyle haklarında dava açıldı. Beşi tutuklu 13 öğrenci haklarında düzenlenen iddianameyle “yasadışı örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak”la suçlanıyorlar.
Sıvas’ta 16 Mayıs 2008 günü bahar şenliklerinden dönen sol görüşlü öğrencilere demir sopalarla saldıranlar, yedi öğrenciyi hastanelik ettiler. Üniversite öğrencileri, baskı ve saldırıları protesto etmek için ertesi gün kent merkezinde ve daha sonraki günlerde de üniversite kampusunda gösteriler düzenlediler.
23 Mayıs 2008 günü Sıvas Eğitim-Sen binasında, “Ortak düşman Amerika’dır” başlıklı karikatür sergisi açmak isteyen öğrencilerden 29’u, polisin sabaha karşı gerçekleştirdiği ev ve yurt baskınları sonucunda gözaltına alındılar. Mahkemeye çıkartılan tüm öğrenciler salıverildi. Ancak serbest bırakılan öğrencilerden beşini polis birkaç saat sonra yeniden gözaltına aldı. Tekrar mahkemeye çıkartılan Sıvas Cumhuriyet Üniversitesi öğrencileri Erbil Çınar, İbrahim Karadaş, İlker Ekiz, Mustafa Doğan ve Ali Ekber Kalender bu kez tutuklanarak cezaevine konuldular.
DOSYA ‘GİZLİ’ KALDI
Halkın Hukuk Bürosu avukatları, dosyanın tam bir yılı aşkın süre boyunca “gizli” kaldığını, dosyadan belge alınmasının gizlilik kararıyla önlendiğini belirterek, bu süre zarfında hem öğrencilerin, hem de öğrenci ailelerinin perişan olduğunu vurguladılar. Avukatlar, üçü mühendislik, biri biyoloji biri de mermer teknikleri öğrencisi olan sanıkların, tutuklanma nedenlerini ve neyle suçlandıklarını bilemedikleri gibi eğitim hayatlarının da sekteye uğradığını ifade ettiler.
Bu mağduriyetler sürdüğü sırada yaklaşık bir buçuk yıl sonra 160 sayfalık iddianame ile dava açılabildi. Tutuklu beş öğrenci dışında Ezgi Osan, Mustafa Kaya, Selma Doygacı, Biran Tanrıverdi, Emre Özkaya, Osman Minik, Uğur Aydın ve Hasan Varol Sığırcı da tutuksuz yargılanacak.
Yaşları 21 ile 25 arasında değişen 13 öğrenci, “yasadışı örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” gibi iddialarla yargılanacaklar. Türk Ceza Kanunu’nda örgüt üyeliği ve bunun propagandasını yapma suçlarının cezasının üst sınırı yaklaşık 20 yıl hapis cezası olarak gösteriliyor.
Mitinglere katılmak da suç delili sayıldı
İddianamede “Tespit edilen örgütsel faaliyetler” başlığı altında sıralananan eylemlerden bazıları ise şunlar:
1 - “Açlığa ve adaletsizliğe karşı 1 Mayıs’ta alanlara” ibareli ve “Gençlik Derneği Girişimi” imzalı “trikleme” (küçük kâğıtlara yazılmış sloganlar) yapılması...
2 - “1 Mayıs’ta alanlara AKP’nin açlığın ve adaletsizliğin iktidarı olduğunu haykıralım” yazılı ve “HÖC” (Haklar ve Özgürlükler Cephesi) ibareli kuşlama yapılması.
3 - “Türkiye’de hukuk yok, polis sahte belge düzenleyip dernek kapatıyor, insan tutukluyor” yazılı ve “Temel Haklar” imzalı pankart asmak.
4 - “Ne Amerika Ne Avrupa Bağımsız Türkiye İşbirlikçiliğe Son” yazılı “Gençlik Dernekleri Federasyonu” imzalı bildiri dağıtmak, afiş yapıştırmak, basın açıklaması yapmak ve bu açıklamaya katılmak.
5 - “Bağımsız Türkiye şiarını yükselteceğiz” başlıklı Gençlik Dernekleri Federasyonu imzalı bildiri dağıtmak.
6 - 12 Mart Gazi olayları hakkında basın açıklaması yapmak, 19 Aralık 2000 “Hayata Dönüş” operasyonu ve 16 Mart (yedi öğrencinin öldürüldüğü İstanbul Beyazıt’taki katliam) ile ilgili basın açıklamalarına katılmak.
7 - 2005-2006 yıllarındaki 1 Mayıs gösterilerine katılmak, 1 Mayıs 2008 eylemi için İstanbul’a gelmek.
8 - 2006 ve 2007 yıllarında gerçekleştirilen Pir Sultan Abdal’ı anma etkinliklerinde stant açmak, Yürüyüş dergisi ile Grup Yorum isimli müzik grubunun CD ve kasetlerini satmak.
9 - “Nevruza çağrı” başlıklı bildiri bulundurmak.
1 - “Açlığa ve adaletsizliğe karşı 1 Mayıs’ta alanlara” ibareli ve “Gençlik Derneği Girişimi” imzalı “trikleme” (küçük kâğıtlara yazılmış sloganlar) yapılması...
2 - “1 Mayıs’ta alanlara AKP’nin açlığın ve adaletsizliğin iktidarı olduğunu haykıralım” yazılı ve “HÖC” (Haklar ve Özgürlükler Cephesi) ibareli kuşlama yapılması.
3 - “Türkiye’de hukuk yok, polis sahte belge düzenleyip dernek kapatıyor, insan tutukluyor” yazılı ve “Temel Haklar” imzalı pankart asmak.
4 - “Ne Amerika Ne Avrupa Bağımsız Türkiye İşbirlikçiliğe Son” yazılı “Gençlik Dernekleri Federasyonu” imzalı bildiri dağıtmak, afiş yapıştırmak, basın açıklaması yapmak ve bu açıklamaya katılmak.
5 - “Bağımsız Türkiye şiarını yükselteceğiz” başlıklı Gençlik Dernekleri Federasyonu imzalı bildiri dağıtmak.
6 - 12 Mart Gazi olayları hakkında basın açıklaması yapmak, 19 Aralık 2000 “Hayata Dönüş” operasyonu ve 16 Mart (yedi öğrencinin öldürüldüğü İstanbul Beyazıt’taki katliam) ile ilgili basın açıklamalarına katılmak.
7 - 2005-2006 yıllarındaki 1 Mayıs gösterilerine katılmak, 1 Mayıs 2008 eylemi için İstanbul’a gelmek.
8 - 2006 ve 2007 yıllarında gerçekleştirilen Pir Sultan Abdal’ı anma etkinliklerinde stant açmak, Yürüyüş dergisi ile Grup Yorum isimli müzik grubunun CD ve kasetlerini satmak.
9 - “Nevruza çağrı” başlıklı bildiri bulundurmak.
‘SERGİ İLANI SUÇ SAYILDI’
10 - Samsun’da düzenlenen “Sağlık ve Sosyal Güvenlik” mitingine katılmak.
11 - “Yeni Sömürge Türkiye’de Eğitim Kurultayı”na katılmak.
12 - “Ortak düşman Amerika’dır Karikatür Sergisi”nin ilanını yapmak.
13 - 16 Mart ile ilgili açıklamanın Yürüyüş dergisi ile Gençlik Federasyonu isimli web sitesinde haber olarak yayımlanması.
11 - “Yeni Sömürge Türkiye’de Eğitim Kurultayı”na katılmak.
12 - “Ortak düşman Amerika’dır Karikatür Sergisi”nin ilanını yapmak.
13 - 16 Mart ile ilgili açıklamanın Yürüyüş dergisi ile Gençlik Federasyonu isimli web sitesinde haber olarak yayımlanması.
DARAĞACI’NDA ÜÇ FİDAN DELİL OLDU
Güvenlik güçlerinin, öğrencilerden ele geçirdiği ve iddianamede “delil” olarak kabul edilen materyallerden bazıları ise şunlar:
“Yürüyüş” ve “Ülkemizde Gençlik” dergileri, Marksçı Leninci Felsefe Sözlüğü, “Anka Destanı” adlı bir kitap, Cezmi Ersöz’ün “Suçtur Umutsuzluğa Kapılmak”, Nihat Behram’ın “Darağacında Üç Fidan” ve Montaigne’in “Denemeler” isimli eserleri, 1968 öğrenci lideri Mahir Çayan’ın mezar fotoğrafı, Gençlik Dernekleri Federasyonu isimli bir blok defter ve bol miktarda popüler edebiyat dergisi “K Dergi”.
“Yürüyüş” ve “Ülkemizde Gençlik” dergileri, Marksçı Leninci Felsefe Sözlüğü, “Anka Destanı” adlı bir kitap, Cezmi Ersöz’ün “Suçtur Umutsuzluğa Kapılmak”, Nihat Behram’ın “Darağacında Üç Fidan” ve Montaigne’in “Denemeler” isimli eserleri, 1968 öğrenci lideri Mahir Çayan’ın mezar fotoğrafı, Gençlik Dernekleri Federasyonu isimli bir blok defter ve bol miktarda popüler edebiyat dergisi “K Dergi”.
Sıvas Gençlik Derneği Girişimi üyesi öğrencilerin ilk duruşması, 18 Ağustos 2009 günü Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Cumhuriyet Gazetesi / 12 Ağustos 2009
Gönderen
Alper TURGUT
zaman:
16:25
0
yorum
Etiketler: anka destanı, cezmi ersöz, darağacında üç fidan, halkın hukuk bürosu, k dergi, mahir çayan, montaigne, nihat behram, sivas
19 Haziran 2009 Cuma
BU BİR ACİL HAYAT ÇAĞRISIDIR KAYITSIZ KALMAYIN
GÜLER ZERE SERBEST BIRAKILSIN
Tecrit/Tretman modelinin uygulandığı Türkiye hapishaneleri yeni bir ölümün eşiğinde. Türkiye, İnsan haklarının korunmasına ve tutuklu/hükümlülerin haklarına ilişkin uluslararası tüm sözleşmeleri imzalamış olmasına karşın hapishanelerinde hak ihlalleri ve ölümler sürüyor Bağımsız insan hakları örgütlerinin tespitlerine göre sadece 2000–2009 yılları arasında kapatma mekânlarında 306 kişinin öldüğü sistemin yeni hedefi 14 yıldır özgürlüğünden mahrum olan 37 yaşındaki politik kadın mahkum Güler Zere.
Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından verilen hapis cezasının infazını çekmek üzere Elbistan Kapalı Hapishanesi'nde tutulduğu sırada Kanser hastalığına yakalanan Güler ZERE, gerek hastalığının geç teşhis edilmesi gerekse de teşhis edilen hastalığının tedavisinin “tedavi sırası” ve “mahkum koğuşunda yer bulunmaması” gerekçeleriyle başlatılmaması nedeniyle bugün ölümün kıyısına gelmiş durumda.
“Hükmedilen sürede özgürlükten yoksun bırakılmaktan ibaret” olan “cezaya içkin olan elem ve kederin etkisinin arttırılması açık bir kötü muamele olarak kabul edilmelidir. Keza kötü muamele için, bir tutukluya zarar vermek niyeti taşımak gerekmez; hizmet sunumunda “tümden yetersizlik ya da bir dizi bireysel olay” sonucu kayıtsızlık da aynı sonuca yol açabilir. Tedavi olanaklarının sağlanmasındaki başarısızlık/kayıtsızlık bu kapsamda değerlendirilmelidir. Nitekim tedavi süresi boyunca infaz idaresi tarafından sergilenen kayıtsızlık, sağlık tablosu açısından geri dönülemez bir noktaya gelinmesine neden olmuştur. Bu durumda İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ nin 2. maddesi ile güvence altına alınan “yaşama hakkı” , 3. maddesi ile güvence altına alınan “işkence ve fena muamele yasağı”nın açık şekilde ihlal edildiği anlaşılmaktadır.
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 16. maddesi uyarınca cezanın amacı dışında etki yaratabileceği anlaşılan hallerde infazın geri bırakılacağı düzenlenmiştir. Maddenin 2. fıkrası uyarınca tıbben tedavisine olanak bulunmayan veya tedavisi uzun sürebilecek bir takım hastalıklar halinde cezanın hastane mahkûm koğuşunda infazında hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike oluşturuyorsa cezanın infazı geri bırakılacaktır. Güler ZERE’nin tutulduğu hastalığın türü, tedavi sürecinde yaşanılan olumsuzluklar birlikte değerlendirildiğinde durumun bu kapsamda değerlendirilmesi zorunludur. Ancak bu zorunluluğa karşın, bugüne kadar bu yönde yapılan başvurulardan herhangi bir sonuç elde edilememiştir.
Güler ZERE açık yasa hükümleri dikkate alınarak derhal serbest bırakılmalıdır. Aksi tutum ve uygulamanın yeni bir ölüme neden olacağı unutulmamalıdır. Kamuoyunu bu ölüme izin vermemeye çağırıyoruz.
HALKIN HUKUK BÜROSU
GÜLER ZERE ile dayanışma için Mektup: Çukurova Üniversitesi Balcalı Araştırma Hastanesi Mahkum Koğuşu/ADANA Ve Karataş Hapishanesi/ADANA
PROTESTO İÇİN
TC. Adalet BAKANLIĞI
06669 KIZILAY/ANKARA
TEL:90(312)417 77 70
FAKS:90(312)419 33 70
PROTESTO İÇİN
TC. Adalet BAKANLIĞI
06669 KIZILAY/ANKARA
TEL:90(312)417 77 70
FAKS:90(312)419 33 70
Gönderen
Alper TURGUT
zaman:
13:33
0
yorum
Etiketler: balcalı araştırma hastanesi, çukurova üniversitesi, güler zere, halkın hukuk bürosu, karataş hapishanesi, tecrit, tretman
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




